Eğer 80'ler ve 90'ları yaşadıysanız şu an orta yaşı geçmiş bir yetişkinsiniz demektir. O halde birazdan göreceklerinizi çok iyi hatırlarsınız ancak Z kuşağının tüm bunlardan haberi yok. Bakalım o dönem nasıl bir hayatın içindeymişiz?

Annesi, babası memur ya da işçi olanlar çok iyi bilir. Devlet senede 1 ya da 2 kere büyük mağazalarda geçerli olan giyim kuponu verirdi. Bununla evin bireylerine üst baş alınacağı gibi beyaz eşyalar için de kullanabilirdiniz.
Annesi, babası memur ya da işçi olanlar çok iyi bilir. Devlet senede 1 ya da 2 kere büyük mağazalarda geçerli olan giyim kuponu verirdi. Bununla evin bireylerine üst baş alınacağı gibi beyaz eşyalar için de kullanabilirdiniz.
Televizyonda sansür diye bit şey yoktu çünkü sansürlenmesi gerektiğini söyleyen bir zihniyet yaygın değildi. Dansözler TRT dahil diğer kanallarda da kostümleriyle dans ederdi.

Siyasi liderleri karikatürize etmek, onlarla dalga geçmek hiçbir şekilde hakaret davası konusu değildi. Hatta Plastip Şov denilen, kuklaların konuşturulduğu bir program uzun süre yayınlandı.
Siyasi liderleri karikatürize etmek, onlarla dalga geçmek hiçbir şekilde hakaret davası konusu değildi. Hatta Plastip Şov denilen, kuklaların konuşturulduğu bir program uzun süre yayınlandı.

Seçim öncesi tüm siyasi liderler bir açık oturum programında buluşur, gayet sistemli bir şekilde kendilerini ifade eder, muhalefet liderlerine üsluplu bir şekilde cevap verirdi.
Ve hatta hastalandıklarında birbirlerine ziyarete giderlerdi...
Reality şov denilen gizli kameralı, ani baskın yapılan programlar vardı. Bu programda kim kimin yakınıymış, hangi parti belediyesiymiş hiç fark etmeden yapılan haksızlıklar, adaletsizlikler yayınlanırdı. Evet, iktidar partisinin bile!
Sokağa çıkma yasağı sadece nüfus sayımının yapılacağı tek günde olurdu. Dijitalleşen dünyada artık buna gerek kalmadı...

Hemen hemen çoğu memur ailenin bir kooperatifle ev sahibi olma projesi olurdu. Bütçenin çok fazla üstünde olmayan aylık aidatlar sayesinde birçok kişi ev ya da yazlık sahibi olabiliyordu.
Alkol fiyatları, meşrubat fiyatlarının çok üstünde değildi. Evinize misafir gelirken "bi küçük kap gel" lafını rahatlıkla ifade edebilirdiniz.
Döviz konusu bu kadar gündemimizde yoktu çünkü Dolar'ın ya da Mark'ın TL karşısındaki değerini konuşmaya gerek duymazdık.

Devlet dairesinden emekli olanlar, emeklilik ikramiyesiyle çok rahat bir şekilde ev ya da araba alabiliyordu.
TÜBİTAK, gençlerle ve herkesle bilimin ışığını paylaşma kültürünü yaratmıştı. Şu an o dönemi yaşayan binlerce çocuk, zihninde yer alan bazı bilgileri Bilim ve Teknik sayılarına borçlu.

Kaynak: onedio.com
Yorumlar
Kalan Karakter: