Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre Komisyonu'nda Türkiye'nin ilk "İklim Kanunu Teklifi"nin tümü üzerindeki görüşmeler sona erdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, kanun teklifinin Türkiye’nin 2053 hedeflerine ulaşabilmesi için büyük önem taşıdığını belirterek, sanayiden kaynaklanan emisyonların azaltılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin iklim hedefleri ve emisyon ticaret sistemi ile ilgili yapılan görüşmeler, dünya çapında yapılan toplantılar ve kararlarla paralel bir süreç izledi.
Emisyon Azaltımı ve Karbon Piyasalarının Kurulması
Varank, Türkiye'nin hedeflerinden biri olan 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefinin gerçekleştirilmesi için sanayiden kaynaklanan emisyonların belli bir seviyeye çekilmesi gerektiğini ifade etti. Emisyon ticaret sisteminin kurulmasının, bu hedeflere ulaşabilmek için önemli bir araç olacağını vurgulayan Varank, Türkiye’nin bu yıl içinde kanunu çıkarmayı ve emisyon ticaret sisteminin pilot uygulamasını başlatmayı planladığını belirtti. Ayrıca, COP29’da alınan karbon piyasalarının kurulması ve işletilmesi ile ilgili uluslararası kararlar göz önüne alındığında, Türkiye'nin de bu sistemde yer alabilmesi için bu teklifin 2025 yılında kanunlaşmasının kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Kanun Teklifi Hazırlık Süreci ve Paydaş Katılımı
İklim Kanunu Teklifi'nin hazırlanması sürecinde geniş bir katılımcı ağı oluşturuldu. Varank, kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden 1000'den fazla uzmanın katıldığı 40’ın üzerinde çevrim içi ve yüz yüze toplantı yapıldığını aktardı. Çalışmalar, 50 komisyon ve 7 yuvarlak masa toplantısıyla da desteklendi. Ayrıca, İklim Şurası gerçekleştirildi ve burada alınan 217 kararın bu kanun teklifine dahil edilmesi sağlandı. Varank, yerel iklim değişikliği eylem planları ve yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadelesine yönelik projelerde de kanun teklifinin ana başlıklarının tartışıldığını, sivil toplum kuruluşlarından gelen önerilerin kanuna dahil edildiğini açıkladı.
Sanayicilerin Bilinçlendirilmesi ve Yerel İklim Projeleri
Sanayicilerin emisyon ticaret sistemi hakkında daha fazla bilgi edinmesi için çeşitli sanayi şehirlerinde yaklaşık 4 bin kişiye yönelik bilgilendirme toplantıları yapıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yerel iklimle ilgili projelere destek vererek, 6 belediye için yerel iklim projeleri geliştirdi. Ayrıca, 30’dan fazla belediye, yerel iklim değişikliği eylem planlarını hazırladı. Varank, bu projelerin 2027 yılına kadar ulusal bir formatta uyarlanacağını ve yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadelede daha aktif bir rol alacaklarını dile getirdi.
İklim Dirençliliği ve Yeşil Dönüşüm
İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, Türkiye'nin iklim liderliğini ön planda tutması için İklim Kanunu’na ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Hasar, emisyon azaltımıyla ilgili çalışmaların önemli olduğunu ancak gelecekte, özellikle 10 yıl içinde, emisyon azaltımından ziyade uyum süreçlerine ve dirençliliğe odaklanılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin 2100 yılına kadar projeksiyon çalışmalarını yapabilen ilk ülke olduğunu ve bu verilerin uluslararası alanda birçok ülkeye sunulacağını belirtti. Bu çalışmalarla birlikte, şehirlerin iklim dirençli hale gelmesi için stratejiler geliştirileceğini söyledi.
Yeşil Dönüşüm İçin Finansal Kaynaklar Sağlanacak
Hasar, yeşil dönüşümün sadece ekolojik değil, ekonomik ve toplumsal anlamda da önemli bir konu olduğunu belirtti. Kanun teklifinde, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gelirlerinin yeşil dönüşüm projelerinde kullanılmak üzere tasarlandığı ifade edildi. Ancak bu gelirlerin sadece tamamlayıcı bir finansal kaynak olacağı, esas kaynağın yeşil dönüşüm yatırımları ve sürdürülebilir ticaretin teşviki olacağı belirtildi. Hasar, iklim değişikliğiyle mücadelede uyum sektörlerine yönelik çalışmaların hızlandırılacağını, ayrıca Türkiye’nin iklim değişikliğiyle ilgili uluslararası projelere teknik ve bilimsel altyapı sağlayacağına değindi.
Sonuç: İklim Kanunu Teklifi'nin Önemi ve Gelecek Adımlar
Kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı ve şimdi maddelere geçilmesi kararlaştırıldı. Türkiye, bu teklifin yasalaşmasıyla, emisyonları azaltmaya yönelik stratejiler geliştirirken, karbon piyasaları ve yeşil dönüşüm konularında da güçlü bir adım atmayı hedefliyor. Bu süreç, yalnızca Türkiye için değil, aynı zamanda global iklim değişikliğiyle mücadele için de önemli bir örnek teşkil edecek.
Mahrerç : Haber Merkezi
Yorumlar
Kalan Karakter: